Bize Ulaşın0 352 503 03 01
Çalışma SaatlerimizPzt - Cum: 9:00 - 17:00
Bize Ulaşın0 352 503 03 01
Çalışma SaatlerimizPzt - Cum: 9:00 - 17:00

ISER Uluslarası Amsterdam Kongresi “Excellent Paper (En İyi Makale)” Ödülü

ISER Uluslarası Amsterdam Kongresi “Excellent Paper (En İyi Makale)” Ödülü

9-10 Nisan 2018 tarihlerinde Amsterdam’da düzenlenen “ISER International Conference on Nanoscience, Nanotechnology and Advanced Nanomaterials” (http://iser.co/Conference2018/Netherlands/2/IC2NAM/) uluslararası kongresinde biyolojik sentez nanodemir ile ayçiçek sapındaki sünger dokunun bileşiminden oluşan malzeme ile petrol giderimi çalışması “Excellent Paper (En İyi Makale)” ödülünü almıştır.

2017 Temiz Teknoloji İş Fikirleri Girişimcilik (GCIP) Programındayız

Dünya’nın en büyük ve kapsamlı Temiz Teknolojiler Girişimcilik Hızlandırma programı olan  GCIP ‘e Türkiye yarı finalistleri arasında devam etmekteyiz.

GCIP, Birleşmiş Milletler Sınai ve Kalkınma Teşkilatı (UNIDO), Küresel Çevre Fonu (GEF) desteği ile Enerji ve Çevre ana temalarındaki çeşitli kategorilerde girişimci iş fikirlerinin desteklenmesine yönelik global bir programdır. 2014 yılından itibaren Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 7 ülkede (Ermenistan, Güney Afrika, Hindistan, Malezya, Pakistan, Tayland ve Türkiye) yürütülmeye başlayan ve önümüzdeki yıllarda giderek artan sayıda ülkenin katılımının hedeflendiği Global Cleantech Innovation Programme (GCIP) temiz teknoloji girişimcilerini desteklemeyi hedefleyen bir platformdur.

Türkiye’de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının himayelerinde, TÜBİTAK’ın ev sahipliğinde, Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) bünyesinde gerçekleşen GCIP-Türkiye’de, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) da programın ulusal paydaları arasında yer almaktadır. (Kaynak: http://turkey.cleantechopen.org/)

 

Gıda ambalajlarında nanogümüş kullanımı güvenli midir?

Gıda ambalajlarında nanogümüş kullanımı güvenli midir?

Nanoteknoloji; elektronik, gıda, tekstil, sağlık ve kozmetik ürünleri olmak üzere çeşitli alanlarda kullanılan son yılların en yenilikçi uygulamalı bilimi olmuştur. Birçok alanda kullanılmasının yanı sıra insan sağlığı açısından da oluşturabileceği potansiyel zararlı etkileri de çok merak edilmektedir. Bu sebeple de yapılan çeşitli bilimsel araştırmalar nanomaddelerin kullanımının güvenliğine açıklık getirmeye başlamıştır.

Nanogümüş ise nanomaddeler arasında yüksek antimikrobiyal etkisi sebebi ile en çok kullanım alanına sahip olan maddedir. Bu sebeple de gıda ambalaj ürünlerinde kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır. Öte yandan ise gıda ambalajlarında kullanılan nanogümüşün temas ettiği gıdalara geçip geçmediği ise merak edilen bir konudur.

Avrupadaki  yasal düzenlemelere bakıldığı zaman gıda ile temas eden malzemelerin belli kurallara uygunluğunun olması gerekmektedir. Avrupa Birliği Komisyon Kararlarına bakıldığı zaman tüketiciler için gıda maddeleri ile temas eden plastik malzemenin içinde kullanılabilecek maddeler ile ilgili bilgi EU No 10/2011 Ek 1 de belirtilmiştir. Ambalaj malzemesi yada saklama kabı içerisinde kullanılan gümüşün gıdaya geçişine izin verilen maksimum miktar ise 0,01 mg/kg olarak belirtilmiştir. (Gallocchio, et al., 2016)

Bugüne kadar yapılan çalışmalarda ambalaj poşetlerinden yada saklama kaplarından gıdaya nanogümüş geçişi çeşitli koşullarda incelenmiştir. Örneğin; bu çalışmalardan 2016 yılında İtalya’daki bilim adamları tarafından yapılan analizlerde; evsel saklama ( saklama: 5 – 12 o C / – 18 o C ) ve de kullanım koşullarında (çözme: 22 / 5 o C)  nanogümüşün gıda yüzeyine geçişinin olmadığı  görülmüştür. (Gallocchio, et al., 2016)

2013 yılında İspanya’da çalışma yapan bilim adamları, plastik kaplardan gıdaya nanogümüş geçişini  40 o C ve 70 o C lik fırın ve mikrodalga koşullarında test etmişlerdir. Isı ile nanogümüş geçişinin olduğunu ve de mikrodalga tipi ısınmada nanogümüş geçişinin daha fazla olduğunu tespit etmişlerdir. Fakat yapılan analizlerde, nanogümüşün Avrupa Birliği tarafından belirtilen limitlerin altında insan sağlığını tehdit etmeyecek çok az miktarlarda gıdaya geçtiğini gözlemlemişlerdir. (Echegoyen & Nerin, 2013)

Kaynak : Gallocchio, F. ve diğerleri, 2016. Testing nano-silver food packaging to evaluate silver migration and food spoilage bacteria on chicken meat. Food Additives and Contaminants: Part A, 33(6), pp. 1063-1071.

Echegoyen, Y. & Nerin, C., 2013. Nanoparticle release from nano-silver antimicrobial food containers. Food and Chemical Toxicology, Cilt 62, pp. 16-22.

2017 Malzeme Bilimleri ve Nanomateryal Uluslararası Konferansı

2017 Malzeme Bilimleri ve Nanomateryal Uluslararası Konferansı

14 – 16 Temmuz 2017 tarihlerinde Barselona’da düzenlenen Malzeme Bilimleri ve Nanomateryal Uluslararası Konferansına katılıyoruz.

Nanomaddeler geçtiğimiz 90’lı yıllardan itibaren ilgi odağı olmaya başlamıştır. Bu maddelerin son derece küçük boyutlarda olması sebebi ile endüstride, biomedikal ve elektronik uygulamalarda geniş kullanım potansiyeli bulunmaktadır. Teknolojideki son gelişmeler neticesinde bu maddelerin kullanım alanlarını görmek ve de uygulamak özel sektörden devlet birimlerine ve akademik araştırmacılara kadar yoğun ilgi görmektedir.

Nanomaddelerin çeşitliliği, özellikleri ve de kullanım uygulamaları çok fazladır. Bu uygulamaların ve de yeni fikirlerin alınması adına NanoBioTech AR-GE olarak özellikle uluslararası kongrelere katılmayı önemsemekteyiz.

2017 Malzeme Bilimleri ve Nanomateryal Uluslararası Konferansı ise madde bilimi ve de nanomaddelerin sentezi ile karakterizasyonunun oluşturulması, nanoteknolojinin fütüristik uygulamalarını, nanomadde üretimi ve işlenmesi ile ilgili alanları kapsayan bir konferanstır.

Yeşil Nanoteknoloji

Yeşil Nanoteknoloji

Metal nanopartiküllerin farklı sektörlerde hızlı bir şekilde kullanılmasına devam edilirken, bu maddelerin üretimi ile ilgili olası çevresel etkileri de artan merak konusudur.  Bunun sebebi ise nanopartiküllerin üretiminde genellikle potansiyel olarak çevreye zararlı olabilecek kimyasal ve fiziksel metotların kullanılmasıdır.

Son yıllarda ise geleneksel metotlara alternatif olarak verimli, ucuz ve de çevresel olarak güvenli “yeşil” üretim olarak da adlandırılan biyolojik sentez ön plana çıkmaktadır. Biyolojik sentez olarak adlandırılan yöntem ise bitki, yosun, bakteri, mantar ve hatta insan hücreleri kullanılarak yapılan yöntemdir. Bununla inorganik metal iyonları, canlı organizma içindeki indirgeyici özellikteki protein ve de metabolizmaya ait maddelerce metal nanopartiküllerine dönüştürülmektedir.

Nanopartikül üretiminde ise bitkiler ile yapılan çalışmalar daha başarılı sonuçlar vermiştir. Bitkilerin gövdelerinin yüzeylerinde, belli yerlerinde ve dokularında metal iyonlarını indirgeyebildikleri uzun zaman öncesinden, madenciliğe ekonomik açıdan uygun olmayan yerlerde bitkilerin metalleri çıkarmak için kullanılması sebebi ile bilinmektedir.

Fakat ilginç olan ise bitkiler ile yapılan çalışmalar neticesinde bu metallerin nanopartikül boyutlarında bitki yapısında bulunduğunun ortaya çıkarılmasıdır. Bitkilerin yüzyıllardır yapmaya alışkın oldukları bu prosesin teknolojik amaca yönelik  olarak kullanıma dönüşümünün sağlanması önemli bir adımdır.

Kaynak: Makarov, V. V. ve diğerleri, 2014. “Green” Nanotechnologies: Synthesis of Metal Nanoparticles Using Plants. Acta Nataruae, 6(1), pp. 35-4.

Resim: Courtesy www.phys.org

Gümüşün Antibakteriyal Etkisi

Gümüşün etkin antibakteriyel özelliği çok uzun yıllardır bilinmektedir. Nano gümüş ise milimetrenin milyonda biri boyutlarda olup, nano teknoloji ile bu boyuta indirgenmiş gümüşün antibakteriyel aktivasyonu artar ve günlük hayatta kullandığımız gümüşlerden 100.000 kat daha etkili hale gelir. Antibiyotiklerle yapılan tedavilerde, virüs ve bakteriler zaman içerisinde antibiyotiklere karşı savunma mekanizmalarını geliştirmekte, dolayısı ile antibiyotikler etkisiz kalmaktadır. Nano gümüş, virüs ve bakterilerin metabolizmalarını bozduğu için, herhangi bir savunma sistemi geliştirme imkânları yoktur. Böylece nano gümüşün etkisini yitirmesi kesinlikle söz konusu değildir.  Hücre zarından çabuk geçebilmesi ve antibakteriyel, antivirüs, antifungal ve antimikrobik özellikleri nedeniyle sağlık alanında ilaçlardan merhemlere kadar çeşitli kullanım alanlarının olması gümüşün özellikleri arasında sayılabilir. Yapılan çalışmalarda, Ag nanopartiküllerinin, ya tek başına ya da diğer antimikrobiyal ajanlarla birlikte kullanımının olumlu sonuçlar verdiği tespit edilmiştir. Kanser, çağımızın en önemli sağlık sorunu olup, önleyici tedaviler ve ilaçlar geliştirilmesi konusunda yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bu çerçevede, dikkati çeken hususlardan birisi olarak da gümüş nanopartiküllerini görmek mümkündür. Farklı kanser hücreleri ile yapılan çalışmalarda, nanogümüşün olumlu sonuçlar verdiği ortaya konmuştur.

NanoBiotech olarak elde ettiğimiz nanomadde, antibiyotik dirençliliği kazandığı bilinenler de dahil olmak üzere bir çok bakteri türüne karşı etki göstermektedir.